EKLEM KİREÇLENMELERİUzm. Dr. N.İrfan Ünver Oluşturuldu: 2016-09-09 13:40:08
Görüntü Sayısı: 3211

EKLEM KİREÇLENMELERİ

​Ülkemizde ‘Eklem Kireçlenmesi’ olarak ifade edilen ancak gerçek anlamda tıpta ‘eklemlerin yaşlanması yıpranması, eklem şeklinin bozulması, eklem fonksiyonlarının değişik ölçülerde kaybedilmesiyle karakterize, ağrılı bir romatizmal hastalıktır.

EKLEM KİREÇLENMELERİ


Her canlı gibi insanda doğduğu andan itibaren yaşlanmaya başlar. Doğanın yaşlanma süreci, ilerleyen zaman içerisinde genel vücut organlarında olduğu gibi eklemlerde de görülür. Bilhassa ağırlık çeken eklemler sırasıyla dizler, kalça, bel,boyun, sırt, omuz ve diğer eklemler geçen zaman içerisinde normal şartlarda yıpranmaya başlar. Genellikle 30’lu yıllardan sonra eklemler bu yıpranma sürecine girer. Ancak klinik bulgular 30 yaşında görülebileceği gibi 60 yaşında görülmeyebilir. Bunu kişinin mesleği, geçirilen travmalar, metopolik, hormonal hastalıklar, eklem ve çevresindeki enfeksiyonlar, kilo cinsiyet, beslenme, alışkanlıklar, yaşam koşullarına bağlı olarak erken yaşlarda ortaya çıkabilir.

Yukarıda bahsettiğimiz faktörlere bağlı olarak eklem içi kıkırdak dokusunda beslenme bozukluğu ortaya çıkar. Bu nedenle de eklem kıkırdağı canlılığını ve esnekliğini giderek kaybeder. Bunun yanısıra eklemdeki sürtünme ve mekanik etki, eklemi oluşturan kemik dokusunda, kapsülde, eklemin iç ve yan bağlarında, tendonlarında deformiteleri başlatır. Eklem hareket açısını ve özelliğini belirli oranlarda kaybetmeye başlar. Şekil bozukluğu şişme ve ağrılar buna eşlik eder. Hastaları en çok rahatsız eden ağrıdır. Ağrılar genellikle istirahat halinde ve geceleri olur. Hastanın günlük yaşam aktivitesi; ağrılar, kireçlenen eklemin hareket kapasitesinin azalması nedeniyle bozulur. Kişi günlük işlerinde zorlanmaya başlar. Tutulan ekleme görede şikayetler ortaya çıkar.

Boyun eklemlerinde oluşan kireçlenmelerde boyun hareketlerinde, tutulma hareketlerinde kısıtlılık boyun,sırt ve göğse yayılan ağrılar olur. Kireçlenme nedeniyle medüller (omurilik) ve spinal (yan) kanallarda darlıklar oluşmuşsa sağ ve sol kolda ağrı, uyuşma ve karıncalanma güç kaybı görülebilir. Boyun zincir kemiklerinin bazı kireçlenmelerinde baş dönmesi buna eşlik eden mide bulantısı, kulak çınlaması görülebilir.

Omuz eklemini tutan kireçlenmelerde omuzun tüm veya bazı harekelerinde ağrı ve tutukluluk söz konusudur. Hasta giyinip soyunma ve eşya taşımada zorlanır. Gece ağrısı hastaya rahat uyku uyutmaz. Dirsek ve el kemiklerindeki tutulumlarda ağrı dışında kişi iş ve mesleğinde zorlanır.

Sırt tutulmalarında sırtta ve göğse yayılan ağrılar özellik taşır. Bazen kalp ve göğüs ağrılarıyla karıştırılabilirler.

Bel kireçlenmeleri en sık rastlananıdır. Bel ağrıları kişinin tüm yaşam aktivitesini bozacak yatağa bağlayacak düzeyde olabilir. Boyunda olduğu gibi kanallarda daralmaya neden olmuşsa ‘Dar Kanal Sendromu’ olarak bir veya her iki bacağa vuran değişik şiddette ağrılar ve uyuşma şikayetlerini de beraberinde getirebilir.

Diz tutulumuda en sık gördüğümüz kireçlenmelerdendir. Bayanlarda daha sık görülür. Ağır ve zorlayıcı meslek sahipleri ve sporcularda erken ve sıklıkla görülür. Hasta uzun yol yürüdüğü zaman gece rahat uyuyamaz. Dizlerini bükmekte zorlanırlar. Tuvalete oturmada, merdiven inip çıkmada zorlanırlar.

Tüm bu kireçlenmeler ilerleyici vasıftadır. Ancak endişe edilmemelidir. Koruyucu tedbirlerle, ilaç tedavisi, fizik tedavi ile kaplıca tedavileri, ileri aşamalarda cerrahi tedaviler hastalara büyük yarar sağlar. Eklem kireçlenmelerinde egzersizler vazgeçilmez tedavi yöntemlerimizden biridir. Egzersiz programı tutulan ekleme, tutulmanın derecesine ve özelliğine göre Fizik Tedavi Uzmanınca belirlenmelidir. Önerilen egzersizler sürekli ve amaca yönelik yapıldığında tedavi edici özllik taşır.

En önemli tedavi korumayla başlar. Hasta eklemi korumak için şişmanların kilo vermesi, ağır ve zorlayıcı çalışmalardan uzak durmaları, üşütme, rüzgar ve hava akımı gibi olumsuz hava ve iklim koşullarından korunmaları gerekir. Hekimin önerdiği tedaviye uymaları, koruyucu tedbirlerin yanısıra önerilebilecek boyunluk, bel, sırt ve diz korseleri bazen baston vs. gibi yardımcı ve destekleyici apareyleri gerektiğinde kullanmalıdırlar. Hastalarımızın büyük bir kısmı baston kullanmayı şiddetle reddetmektedirler. Oysa baston üçüncü bir dayanak, destektir ve bele dize binen yükü hafiflettiği gibi ağrı nedeniyle bozulan yürüyüş postürünü de düzeltmektedir. Baston bir yaşlılık belirtisi gibi algılanmamalıdır. Baston da yaşama kolaylık sağlayan gözlük diş protezi gibi bir aksesuar olarak kabul edilmelidir.

Bu günkü modern fizik tedavi ve rehabilitasyon yıpranma hastalığı olarak tarif ettiğimiz eklem kireçlenmelerinde yılları geri getiremez. Ancak hastanın ömrünün geri kalan kısmını ağrısız, yaşam aktivitesini yaşına uygun, kalitede geçirmesini sağlayabilir. İnsan vücudunun şu anda yedeği veya klonlanması olmadığına göre, hasta hekiminin önerdiği koruyucu tedavi ve hastalığın dönemine göre programlanan tedaviyi sürdürmelidir.


Bu yazı Uzm. Dr. N.İrfan Ünver tarafından yazıldı ve 3211 kere izlendi.


Yorumlar

Yükleniyor...


İlgili Makaleler