KEMİK ERİMESİ (OSTEOPOROZ)Uzm. Dr. N.İrfan Ünver Oluşturuldu: 2016-08-26 14:49:37
Görüntü Sayısı: 5280

KEMİK ERİMESİ (OSTEOPOROZ)

Kemik kitlesi çocukluk döneminden itibaren başlayarak ergenlik dönemine kadar artış gösterir, 30-40 yaşlarında doruk noktasına ulaşır ve sonra düzenli bir şekilde azalır. Kadınlar erkekelere göre daha az kemik kitlesine sahiptir ve menopozu takiben ilk on yıl içinde hızlı bir şekilde kemik kaybedebilirler.

KEMİK ERİMESİ (OSTEOPOROZ)

Halk arasında “kemik erimesi” olarak ifadesini bulan “osteoporoz”, kemik iskelet sistemindeki kemik dokusunun zayıflaması sonucu, kemiklerin hafif bir zorlanma veya olağan bir hareket sırasında kırılmasına yol açan bir hastalık olup, insan yaşamının giderek uzadığı dünyamızda hekimlerin, hastaların ve toplumun ilgisini çeken bir konu haline gelmiştir. Bir kırık oluşuncaya veya başka bir komplikasyonu ortaya çıkana kadar genellikle ağrısız seyrettiği için fark edilmediğinden ”Kemiklerin sessiz hırsızı” diye ifade edilmektedir. Hastanın yaşam kalitesine pek çok olumsuz etkileri yanı sıra oluşan kemik kırılmaları nedeniyle ölüm risk faktörü taşıyan, hastayı yatağa bağlayabilen, ekonomik maliyeti yüksek bir hastalıkktır.

Osteoporozda en çok kırıklar omurga kemiklerinde, kalça ekleminde ve elbilek kemilerinde görülmektedir. Omurga kemiklerindeki kırıklar nedeniyle hastanın boyu kısalır ve öne doğru kamburlaşır. Bundan sonrada sırt bel ve kalça bölgelerinde ağrılara neden olur. En ciddi ve korktuğumuz kırıklar kalça eklem kırıklarıdır. Ameliyatı ve endo protez takmayı gerektirebilir. Ameliyat sırasında emboli sonucu hastanın kaybedilme riski vardır. Cerrahinin başarılı olduğu durumlarda hastanın uzun süre veya kalıcı sakatlığı veya yatağa bağlı kalması söz konusu olabilir. El bileği kırıklarında da ağrı dışında eli kullanamamanın verdiği sorunlar ortaya çıkar. Bunlar dışında oluşan kırıklarda da kırığın yerine ve durumuna göre sorunlara neden olur.

Dünya sağlık örgütü “WHO” raporuna göre dünyadaki 50 yaş üzeri menopozdan sonra bayanların %30’un da osteoporoz görüldüğü ve kırık için çok belirgin risk taşıdığı bildirilmiştir. Ayrıca osteoporoz sadece kadınlarda değil erkeklerde de önemli sağlık sorunlarına neden olabilmektedir.

Osteoporoz belirgin kemik kaybı olmadan tanımlanır ve tedavisine başlanırsa, tedavi uzun sürmekle birlikte, önlenebilir ve etkin bir şekilde tedavi edilebilir.

Gelişmiş osteoporozun düzeltilmesi ya da kaybedilen kemik dokusunun tamamen yerine konması mümkün olmadığından, osteoporozun önlenmesi tedavi edilmesinden daha önemlidir. Bu nedenle temel amaç hastalığın gelişmesini engellemek, eğer gelişmişse kırıkları önlemektir.

ÖNLEME VE KORUYUCU TEDBİRLER

Beslenme: Yeterli miktarda kalsiyum ve D vitamini alınmalıdır. Yazın güneşten yeterince yararlanılmalıdır. Her gün 20 dk dizde ve dirsekten aşağı kol ve bacakların güneş görmesi yeterlidir. Bunun dışında süt ve süt ürünleri, bol meyve ve sebzeli gıdalar, yumurta, kuru baklagiller, et, sardalya ve somon balığı tüketilmelidir. Protein açısında zengin yiyecekler ve fazla tuz, idrardan kalsiyum atılımı artırdığından, orta yaş üstünde osteoporoz riski taşıyan kişiler protein ve tuz kısıtlaması yapmalıdır.

Alışkanıklar: Sigara’nın kemik mineral yoğunluğunu ve kemik kaybını arttırdığı ispatlanıştır. Sigara içen bayanlarda menopoz öncesi osteoporoz gelişme süresi daha hızlı olmaktadır. Aynı zmaanda bayanlarda sigara erken menopoza yol açtığından osteoporozu arttırmaktadır. Aşırı alkol tüketimi kalsiyum ve D vitaminini azalttığından osteoporozu hızlandırmaktadır. Alkol kullananlarda düşme riski çok olduğundan kırık açısından risk faktörüdür. Günde 5 fincandan fazla kahve ve kafein içeren gazlı içeceklerde osteoporoz için risk faktörü olarak düşünülmektedir.

Östrojen eksikliği: Kadınalrın çoğunda menopozdan 3-4 yıl önce başlayan yumurtalık fonksiyon kaybı ve cerrahi yolla yumurtalıkları alınan kadınlarda östrojen eksikliğine bağlı olarak kemik kaybı artmaktadır. Bu nedenle bir Kadın Hastalıkları ve Doğum uzmanınca yönlendirilen östrojen replasman tedavisi gerekebilir.

Fiziksel hareketsizlik: Günümüzde birçok gelişmiş ülkelerde haraketsiz monoton yaşam tarzı osteoporoza zemin hazırlamaktadır. Yaşılılık nedeniyle haraketleri azalan veya uzun süre yatarak tedavi gören orta yaş ve üstü insanlarda osteoporoz hızlanmaktadır. Uzaya gönderilen astronotlarda da aynı şey izlenmiştir. Hareket ve kemik adelelere binen yük ve bası kemik yapımını arttırıp, kemik yıkımıını azalttığı bilimsel olarak kanıtlanmıştır.

İlaçlar: Kortizon, heparin antiasit, antikolvülsan, tiroid hormonu, kemoterapötik ilaçlar osteoporoz riskini artırdıkları için kesinlikle hekim kkontrolünde, koruyucu tedbirlerle alınmalıdırlar.

Düşmelerin engellenmesi: Osteoporoz gelişmekte olan ve gelişmiş olan hastalarda kırık oluşmaması için düşmelerin engellenmesi ayrı bir koruyucu tedbirdir. Bunu için verilen özel egzersizlerle kas gücü arttırılmalı, denge ve kondisyon geliştirilmelidir. Düşme riski yaratan hastalıklar ve semptomları kontrol altına alınmalıdır. Düşme riski taşıyan ilaçlardan kaçınmak veya bu ilaçların kullanılmasının mecburi olduğu durumlarda çok dikkatli olmak gerekmektedir. Yaşlı hastaları hareket halinde baston, yürüteç, korse gibi yardımcı elemanlar kullanmalıdırlar. Öne eğilme, yükseğe uzanma, ağır taşıma gibi aktivitelerden kaçınılmalıdır. Rahat hareketleri engellemeyen giysiler, alçak topuklu, geniş ve yumuşak tabanlı ve kaymayan ayakkabılar kullanılmalıdır. Kişinin yaşadığı ortamdaki odalarda, banyo ve tuvaletlerde takılıp düşmeye neden olmayacak, rahat hareket edilebilen ortamlar oluşturulmalıdır.

TEDAVİLER

Hormon Replesman Tedavisi; Menopoz öncesi, menopozda ve cerrahi menopozdaki bayanlarda bir Kadın Hastalıkları Uzmanınca değerlendirilerek programlandırılmalıdır.

Menopoz öncesi ve menopoza giren bayanlarda “Kemik Mineral Donsito Metresi” mutlaka ölçülmelidir: Bu ölçümde bayanın osteoporoz riskinde olup olmadığı ve ya osteoporoz tanısı ve yürütülecek tedavi belirlenir. Bunun içinde bir Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon uzmanına müracaat edilmelidir. İlaçla tıbbi tedavi uzun ve pahalı olduğundan, belirli yoğunlukta kemik kaybı olan hastalara kemik ölçümü yapılarak sağlık kurulundan geçmek kaydıyla resmi kurumlar hastaya ilaç bedellerini ödemektedirler.

Rehabilitasyon ve Fizik Tedavi: Kemik kitlesini arttırmak düzgün vücut duruşunu sağlamak, kas gücünü denge ve koordinasyonu geliştirmek, düşme ve kırıklardan korumak, tüm ağrılarını kontrol altına almak: günlük yaşam aktivitesini bir başkasına bağımsız devam ettirebilmek ve yaşam kalitesini artırmaktır.

Egzersizler: Egzersizlerde amaç, kas gücünü ve kitlesini arttırmak, hızlı kemik kaybını yavaşlatmak, hatta durdurmak, hastanın denge ve kondisyonunu arttırmak, duruş ve vücut şekil bozukluklarına engel olmak, eklem hareketlerini doğal sınırlarda tutmak, hastanın kendine güvenini arttırmaya yöneliktir. Egzersizler Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon uzmanınca hastanın yaşına, sosyo ekonomik, kültürel ve klinik seyrine göre düzenlenmelidir.

Genel olarak yürüme, yüzme, bisiklet veya sabit bisiklet en ideal egzersizlerdir. Bunlar haftada 3 gün 30-40 dakika uygun hava koşullarında yapılmalıdır. Tempoyu hasta yaşına ve kondisyonuna göre kendsi ayarlamalıdır. Özel egzersizlerde yatarak ve ayakta olmak üzere Fizik Tedavi ve Rehablitasyon uzmanınca hastaya öğretilir.

Osteoporozda en iyi yaklaşım tedaviden çok hastalığın önlenmesidir.


Bu yazı Uzm. Dr. N.İrfan Ünver tarafından yazıldı ve 5280 kere izlendi.


Yorumlar

Yükleniyor...


İlgili Makaleler